Teknolojik Bilgiler
Anasayfa » İş Dünyası » Türkiye Ekonomisinin Yapısal Sorunları ve Çeşitli Çözüm Önerileri

Türkiye Ekonomisinin Yapısal Sorunları ve Çeşitli Çözüm Önerileri

Türkiye ekonomisinin yapısal sorunlarıEkonomimiz günden güne büyürken bir yanda da yapısal anlamda birçok sorunla mücadele ediyor. Bu yazımızda, kısaca, Türkiye ekonomisinin karşı karşıya bulunduğu yapısal sorunlara, bu sorunların sebeplerine ve çeşitli çözüm önerilerine yer verdik.

Cari açık. Artık her televizyonu açışımızda duyduğumuz ve kanıksadığımız cari açık problemi ülkemizin ekonomik anlamda yumuşak karnını oluşturuyor. Korumacı ekonomiler döneminde (1960-1990) neredeyse hiçbir şey üretemediğimiz ve ithalata dayanan bir politika izlediğimiz için bugün ihracatımız ithalata fevkalade bağımlı bulunuyor. Dış ticaret dengesi denilen ihracatın ithalatı karşılama oranı ise 10 yıl önce %70’lerde seyrederken bugün Haziran 2011 itibarıyla %50’lere kadar gerilemiş durumda. Cari açığı oluşturan faktörlerden enerjide dışa bağımlılık başka bir yapısal sorunumuz, bu durum karbon yakıtları dışındaki alternatif enerji yatırımları (nükleer, rüzgar vb.) yapılmasını zorunlu kılıyor.

Ekonomide Kayıt Dışılık. Siyasi anlamda bireylerin kayıtlarını iyi tutan bir devletimizi olsa da mali anlamda maalesef yetersiz kalmakta. Bazı sektörlerde %50’ye varan kayıt dışılık kanunlara ve mevzuata uyan vatandaşlar için bir nevi cezalandırma halini alıyor. 2-3 yılda bir vergi affının çıktığı bir ülkede insanlar da haliyle neden düzgün ve düzenli vergi vermesi gerektiğini sorguluyor. Aslında bu kayıt dışılığın altında yatan en büyük sebep biraz da doğu toplumlarında olan “kutsal-devlet” veya “devlet baba” (paternalist devlet) algısı. Bu durum ister istemez mali anlamda halkın yönetimle ilişkisinin kopmasına ve vergilerini düzenli vermeyip, verdiği verginin de hesabını sormamasına neden oluyor. Sonuç ne mi oluyor? Çağdaş normlara göre işlemeyen bir vergi sistemi ve dolaylı vergilerin vergi gelirlerinin ~%70’ini oluşturduğu adaletsiz bir tablo ve dünya üzerinde benzinin en pahalı olduğu bir ülke.

Rekabet Koşullarının Oluşmaması ve Regülator Kurumların Yetersizliği. Rekabet koşullarının oluşmamış olması biraz da insanımızın kültürel kodlarından kaynaklanıyor. Ahiliği yücelten, esnaf arasında kıyasıya rekabeti ayıplayan bir toplumuz biz. Bir erdemlilik örneği olarak anlatılan, siftah yapan dükkanın gelen müşterisini daha siftah yapmamış dükkana yönlendirdiği hikayesini birçok kişi duymuştur. Böyle bir toplumda da ister istemez eksik bir rekabet işliyor. Rekabet koşullarının oluşmasını engelleyen en büyük faktörlerden birisi de hiç kuşkusuz merkezi devlet yapımız ve bunun sonucu olarak bölgesel bazda veya il bazında rekabet koşulların oluşmaması. Bu yapısal sorunların yanında bazı regülatör kurumların yetersizliği ve telekomünikasyon gibi bazı sektörlerde kamu şirketlerinin varlığı haksız rekabet durumlarına yol açabiliyor.

Ezberci Eğitim Sistemi. İnsan kaynağı (beşeri sermaye) bir çok ekonomik modele büyümenin temel bileşeni olarak değerlendirilmekte. Somut örneklerini görmek için ise iki dünya savaşında da şehirleri yerle bir olmuş olmasına rağmen 15 yıl içinde dünyanın süper gücü olan Almanya’ya veya günümüzün ekonomik mucizelerinden Kore’ye bakmamamız yeterli. İşin daha da acı yanı eğitim gibi hayati öneme sahip bir alanda hala makyaj değişimlerle yetiniyor olmamız. Diğer ülkelerden daha hızlı gelişebilmek için girişimciliği ve üretimi teşvik eden, test sınavlardan mümkün mertebe arındırılmış, rekabetçi bir eğitim modelini gerçekleştirmemiz şart.

Bürokratik Verimsizlik ve Terör. Hakkını verelim son dönemdeki hükumetlerin çabalarıyla, eskiye göre en çok ilerleme kaydettiğimiz alan belki de bürokraside kırtasiyeciliğin azaltılması. Ama girişimciliği teşvik etmesi gereken bir ekonominin olması gerekenden uzak bir noktadayız hala. Bu konudaki “benchmark”ımız İrlanda veya Çin olabilir. Bir de tabii ekonomik olarak değil belki ama totalde ülkemizin karşısındaki en büyük sorun olarak gözüken Kürt Sorunu var. Bununla ilgili terör sorunu ve doğu ve güneydoğudaki güvensizlik ortamı bu bölgeleri ülkenin sırtında adeta bir kambur haline getiriyor. Terörün şu ana kadar oluşturduğu 300 Milyar Dolar maliyet bir yana, iç barışını ve güven ortamını sağlayamamış bir ülkenin diğer ülkelerle ekonomik anlamda yarışabilmesi zor gözüküyor.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak.Belirtilen yerler zorunludur *

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

En Üste Kaydır