Teknolojik Bilgiler
Anasayfa » Eğlence » Hangi Diziyi İzlemeli

Hangi Diziyi İzlemeli

Ne alaka diyeceksiniz biliyorum ama öncelikle, yerli dizi yersiz uzun diyerek başlamak istiyorum. Dünyanın en pahalı benziniyle elimizde olan tek dünya rekoruna galiba bir de dizi sürelerini eklemek lazım. 90 dakika komedi dizisi dünyanın neresinde görülmüş acaba. Ahlak zabıtalığına pek de hevesli olan RTÜK rica etsek acaba şu işe de bir el atamaz mı?

Neyse konumuza geçelim. Ceyarlı günler oldukça geride kaldı artık, toplumca ne üçüncü Brezilya dizilerine muhtacız ne de TRT’nin parodilerine. Haftanın 7 günü, günün pek çok saati bana mısın demeden televizyonlarda dönüyor dizilerimiz. Peki, hangi dizi benim mizacıma uygun diyorsanız, işte sizi -başlangıç niyetine- birkaç yerli dizinin eğlenceli analizi:

Yahşi Cazibe

İzleyici arasında oldukça popüler olan dizi Avrupa Yakasının oluşturduğu boşluğu gidermeye aday. Karakterler rollerinin birbirine çok iyi oturmuş. Gani Müjde‘nin ince esprileri ve Hakan Yılmaz (Kemal), Aslıhan Gürbüz (Cazibe), Gökçe Özyol (Barış) ile Hande Katipoğlu (Simge) ise gösterdikleri üstün performans sayesinde bir an bile olsun izleyicinin ilgisini düşürmüyor. Peker Açıkalın‘ın diziden ayrılması diziye pek bir şey kaybettirmemiş, hatta iyi bile olmuş denebilir. Ama dizinin formatı gereği onun yerine konması gereken karakter(adı neydi sahi?) hiç mi hiç olmamış, daha itici biri olamazdı herhalde. Kemal ve Cazibe’li sahnelerde romantizmi tadında vererek duygusal seyircileri de boş geçmeyen dizi, ailemizin dizisi “Çocuklar Duymasın”ın düştüğü hataya düşmüyor ve izleyiciyi didaktizm sekanslarına boğmuyor. Yahşi Cazibe‘yi, biraz romantizm – bol kahkaha diyenler izlemeli…

Muhteşem Yüzyıl

Başlarda “koşun ahali, ecdadımıza küfrediliyor” nidalarıyla yayından kaldırılayazan dizi, -şükür ki- akıllı ve cesur yapımcısı sayesinde hala izlenebiliyor. Eleştirilerin odağında Kanuni’nin yanlış anlatıldığı ve ekonomik çıkarlar uğruna tarihin çarpıtıldığı iddiaları var. Bunu diyenlere yapılan klasik savunma ise projenin bir belgesel değil bir dizi olduğu. Bu felsefi tartışmaları es geçip sadede gelecek olursak, muhtemelen ekonomik nedenler ve bütçe kısıtından dolayı Muhteşem Yüzyıl savaş meydanlarında değil de neredeyse sadece sarayda geçiyor. Bu eksikliğine rağmen, saray entrikalarını çok iyi işleyen ve “Osmanlı’da oyun bitmez” sözünü doğrulayan bir dizi olmuş. Söylemeden geçmek olmaz, özellikle Halit Ergenç (Sultan Süleyman) ve Okan Yalabık (Pargalı İbrahim Paşa)’nın başarılı oyuncukları ve yerli dizilerde görmeye pek alışık olmadığımız dekor-kostüm seçimi diziyi izlettiriyor. Almanya’dan bulunup acilen yurda getirilen Meryem Uzerli (Hürrem Sultan) de gerek cüssesi gerekse dominant yönleriyle hökümet gibi kadın nitelemesini hak ediyor. Her ne kadar ismine aldanarak bolca cenk sahnesi izleyip “neslin deden, ceddin baban” nidaları atacağını düşünen izleyiciyi hayal kırıklığına uğratsa da, özelikle aşk, ihanet, ihtiras, entrika, gözyaşı vs. seven ve kendilerinden bol miktarda bulunan  insanımız Muhteşem Yüzyıl‘ı izlemeli…

Ezel

İkinci bir Lost vakası ie karşı karşıyayız sayın seyirci. Hayat bu kadar zorlanabilir mi? Senaristlerimizin Monte Kristo Kontu‘ndan esinlendikleri bir sır değil ama orada bile bir gerçeklik ve tutarlılık vardı. Buradaki fantastik kurgu ise Prison Break ve Fringe‘e bile rahmet okutuyor. İlk bölümleri idare ediyordu ama dizinin bölümleri ilerledikçe flashbackler-flashforwardlar filan derken her şey birbirine giriyor. Özellikle, tek bölüm içinde karakterlerin durmadan taraf değiştirmesi ve tüm karakterlerin aslında “-miş gibi yaparak” bölüm sonunda izleyiciye ne kadar salak olduğunu düşündürtmesi dizinin en ciddi sorunlarından. Bu durum ratinglere de yansıyor. İlk çıktığında ratingleri alt-üst eden dizi, şimdi nal topluyor. Ezel‘i, bulmaca çözmeyi seven, Dr. Eco ve Sherlock Holmes külliyatını deviren, Kenan İmirzalıoğlu’nun jön bakışlarına tav olup – Cansu Dere’nin tavırlarına tahammül edebilen insanımız izlemeli…

3 yorum

  1. yav ole bir gecer zamanki niye yok burda

  2. Yahşi cazibe gibi bayat esprili gereksiz olmasa da olur bir diziyi övmüşsünüz. Ezel gibi türkiyede benzeri daha önce çekilmemiş bir diziye sövmüşsünüz. Belki ilk yılındaki zevki vermiyor olabilir ama o avrupada hayran kaldığınız diziler 40 dakika sürüyor.Ezel 90 dakika.Bi yerde senoryonun saçmalaması kaçınılmaz. Ama hikaye,drama ve mevzu olarak kıyas yapılabilecek bir dizi daha çekilmedi.

  3. behzat ç izleyin la

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak.Belirtilen yerler zorunludur *

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

En Üste Kaydır